Önceki yazıda, Tanrı ve kötülükler arasında mutlak bir çelişki olduğunu, bu nedenle onların hiçbir mümkün dünyada bir arada bulunamayacağını öne süren Mantıksal Kötülük Problemini incelemiş ve çeşitli olası senaryolar yardımıyla bu problemin nasıl bertaraf edilebileceğini görmüştük. Ancak Kötülük Problemi bundan ibaret değildir ve sadece mantıksal imkâna işaret etmek bütün sorunu çözmek için yetersiz kalmaktadır. Nitekim, argümanın daha mütevazı ama çok daha güçlü biçimi olan Delilci Kötülük Problemi şunu iddia etmektedir: “Evet, Tanrı ile kötülükler arasında mantıksal imkânsızlık diyebileceğimiz türden katı bir uyuşmazlık yoktur ancak sonsuz iyi bir Tanrı’nın var olması durumunda bu denli kötülük içeren bir dünyanın yaratılması çok düşük olasılıklıdır.” Başka bir deyişle, evrendeki kötülüklerin miktarı, dağılımı ve biçimi Tanrı’nın var olmama ihtimalini daha muhtemel kılmaktadır.

Görülebileceği üzere argüman bu sefer mantıksal imkânsızlık iddiası değil mâkuliyet mukayesesi üzerine kurulmuştur. Buna göre, Tanrı’nın varlığı altında kötülüklerin var olması mantıken mümkün dahi olsa bu makul değildir. Nitekim uçan pembe fillerin var olması da mantıken mümkündür ancak onların var olduğunu düşünmek -mevcut fizik yasalarımız içerisinde- makul değildir. Kötülüklerle dolu bir evren ve Tanrı arasındaki ilişki de bu argüman bağlamında bu duruma benzetilebilir.

Argümanın incelemesine ve eleştirisine geçmeden önce evrendeki kötülükleri biçimleri ve kaynakları açısından tasnif etmek faydalı olacaktır:

  • Ahlaki kötülükler: Bilinç ve özgür iradeye sahip failler tarafından işlenen kötülüklere ahlaki kötülükler denir. Cinayet, tecavüz, gasp, dolandırıcılık, yalan söylemek vb. Fiiller bu sınıfa girer.
  • Doğal Kötülükler: İnsanların -veya özgür iradeli faillerin- etki alanının dışında, doğanın kendi işleyişi içerisinde gerçekleşen kötülüklerdir. Deprem, tsunami, kasırga vb. Doğal afetler neticesinde yaşanan can ve mal kayıplar bu sınıfa girer.
  • Amaçsız” ve “orantısız” kötülükler: Delilci Kötülük Problemini savunan filozofların bu isimle tasnif ettiği kötülük türü bazen ahlaki bazen doğal kötülük şeklinde kendini gösterebilir. Örneğin yeni doğan bir bebeğin işkence ile öldürülmesi “ahlaki kötülük” kategorisine girecekken bir orman yangınında üç gün boyunca acı çekerek ölen ceylan “doğal kötülük” kategorisine girecektir.

Mevcut kötülükler ile Tanrı arasında olduğu öne sürülen uyumsuzluğun açıklanması için Teist filozoflar “teodise” adı verilen çeşitli modeller öne sürmüşlerdir. Teodiseler, Tanrı’nın kötülüklere müsaade etmesi için iyi nedenler bulunduğunu savunur. Evrendeki kötülüklerin daha büyük iyilikleri ortaya çıkardığını veya bu kötülüklerin daha büyük iyilikleri meydana getirecek başka olguların yan etkisi olduğunu çeşitli açılardan göstermeye çalışırlar. Bu doğrultuda tarih boyunca sayısız teodise geliştirilmiştir. Bunların tümünü bir yazıda incelemek mümkün olmadığı için bazı önemli teodiselere değineceğim.

1)Özgür İrade Teodisesi

Özgür İrade Teodisesi, Mantıksal Kötülük Problemi’nde bahsi geçen Özgür İrade Savunması ile karıştırılmamalıdır. Savunma, yalnızca Özgür İradenin imkânından yola çıkar ve tek amacı tutarlı bir senaryo ortaya koymaktır. Ancak teodise mevcut durumu esas alır, özgür iradeyi bir olgu olarak kabul eder ve bu olgu üzerinden Kötülük Probleminin iddialarına karşı çıkar.

Ahlaki bağlamda “iyiliğin” ortaya çıkması bilinç, ahlaki farkındalık ve özgür irade gibi bazı ön şartların varlığına bağlıdır. Örneğin şu iki senaryo üzerine düşünelim: (1) Dağ başında ıssız bir köşede A kişisi B kişisini köşeye sıkıştırmış ve öldürme kastıyla boğazına bıçak dayamış olsun. Tam bu esnada dağdan kendiliğinden bir taş kopuyor ve A’nın eline çarparak bıçağın düşmesini sağlıyor. Bu sayede B oradan kurtulmayı başarıyor. (2) Aynı yerde A kişisi B kişisini aynı şekilde köşeye sıkıştırmış ve boğazına bıçak dayamış. Tam bu esnada yukarıda bulunan ve olan biteni gören C kişisi eline bir taş alıyor ve taşı A’ya isabet ettirerek B’nın kurtulmasını sağlıyor. Her iki durumda da olayın gidişatı ve sonucu aynıdır, ama önemli bir fark vardır. İlk durumda ahlaki bir iyilik ortaya çıkmamışken ikinci durumda gerçek, anlamlı ve ahlaki bir iyilik ortaya çıkmıştır. Çünkü ilk durum sadece doğal ve rastlantısal bir süreçken ikinci senaryoda özgür irade sahibi bir kişinin ahlaki tercihi söz konusudur. Mevcut fizik yasaları içinde taşın düşmeme bir şansı yoktu, ancak C kişisi olayı gördüğü halde hiçbir şey yapmamayı seçebilecek bir faildi. Bu nedenle, her iki durumda sonuç aynı olmasına rağmen anlamlı olan iyilik sadece ikinci durumda meydana gelmiştir. Öyleyse, anlamlı bir iyiliğin ön şartı özgür iradeli olmaktır denebilir.

Eğer Tanrı sonsuz iyi ise O’nun anlamlı iyiliklerin ortaya çıkmasına zemin hazırlaması beklenir. Bunun tek yolu ise özgür iradeli failler yaratmaktır. Bu sayede, iyilik yapmama ihtimali varken bilinçli şekilde iyiyi seçen özneler sayesinde anlamlı iyilikler ortaya çıkacaktır. Ancak bunun kaçınılmaz bir yan etkisi de vardır: özgür iradenin varlığı, bu yetiye sahip olan faillerin kötüyü seçebilme imkânı olmasını da gerektirir. Ve özgür irade doğası gereği -hatta liberteryen özgür iradeden söz ettiğimiz için tanım gereği- dışarıdan belirlenmeye kapalıdır. Yani Tanrı insanlara irade vermeyi tercih ettiyse bu tercihinin sonucu olarak onları serbest bırakacaktır. Bu da onların kötülük işlemesi halinde Tanrı’nın bu duruma –en azından çoğu zaman- karışmayacağı anlamına gelir.

Sonuç olarak,

  1. Sonsuz iyi olan Tanrı anlamlı iyiliklerin meydana gelmesini ister.
  2. Anlamlı iyilikler ancak özgür irade yoluyla meydana gelir.
  3. Özgür irade doğası gereği kötülüğe yönelme yetisini de içerir ve bu durum dışarıdan belirlenemez.
  4. Öyleyse ahlaki kötülüklerin ortaya çıkması mümkündür -ve failler buna yöneldiği takdirde kaçınılmazdır.
  5. Öyleyse kötülüklerin varlığı, anlamlı iyiliklerin ortaya çıkması için müsaade edilmesi gereken bir yan etkidir.

Bu teodisenin ahlaki kötülükleri büyük ölçüde gerekçelendirdiğini düşünsek bile doğal kötülükleri açıklamamaktadır. Bunun için bir diğer teodise olan Yasalılık Teodisesi üzerinde durulabilir.

2)Yasalılık Teodisesi

Bu teodiseye göre sabit, öngörülebilir kuralları-yasaları olan bir dünya, kaotik ve öngörülemez bir dünyadan daha iyidir. Bu nedenle Tanrı yasasız bir dünyadansa yasalı bir dünyayı yaratacaktır. Örneğin bu dünyanın yasalarında yere bırakılan her cisim düşüyorsa -ve bu düşüşün tabi olduğu matematik ve fiziksel olgular aynı ise- bu (neredeyse) her zaman bu şekilde gerçekleşecektir. Yüksek bir hızla fırlatılan sert ve sivri cisimler çarptığı materyallerin yoğunluğuna göre onları delebiliyorsa aynı şartlar altında her zaman aynı etkiyi gösterecektir. Bu durum, bir evrenin düzenli oluşunun göstergelerinden biridir ve düzenli evren düzensiz evrenden daha iyidir.

Ayrıca, bilinçli ve iradeli varlıklar için de böyle bir dünyada yaşamak kaotik bir dünyada yaşamaktan daha iyidir. Bu sayede eylemlerinin sonuçlarını öngörerek yaşayabilir ve hayatlarını daha sorunsuz bir şekilde idame ettirebilirler. Aksi takdirde yaptıkları her şey nereye varacağı belirsiz bir muamma olurdu. Aynı zamanda bu durum ahlaki eylemler için de bir ön şarttır. Hangi koşullar altında hangi olayın neye sebep olacağı önceden belli ise failler buna göre eylem yapacak; iyi eylemler yapmak isteyen failler de bu kurallara uygun öngörülerde bulunarak ona göre davranacaktır.

Ancak bu yasalılığın da kaçınılmaz görünen bir yan etkisi vardır. Eğer bir dünyada yere bırakılan her cisim düşüyorsa kasıtlı olarak yüksekten yere bırakılan veya kaza ile düşen insanlar da aynı yasaya tabi olarak yere düşecektir -ve diğer biyolojik/kimyasal yasalar gereği de ölecektir. Eğer sivri ve sert cisimler yüksek hızlarda hareket ettiğinde düşük yoğunluklu nesneleri deliyorsa bir tahtaya mermi sıkıldığında da bir insana mermi sıkıldığında da aynı şey yaşanacaktır. Eğer belli şartlar altında su baskınlarının yaşanmasını, yeryüzünün sarsılmasını veya fırtınaların çıkmasını gerektiren yasalar varsa bu şartların gerçekleşmesi halinde bu olaylar da gerçekleşecek ve ortamda bulunan diğer nesneler gibi insanları da etkileyecektir. Zira yasalar sabit ve evrenseldir. İyi bir evrenin varlığı için ön şart olan bu durumun kötü yan etkileri de kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır.

3)Karakter Gelişimi Teodisesi

Karakter Gelişimi teodisesi, insanların başına gelen kötü olay, durum ve çeşitli sıkıntıların ruhsal olgunlaşmaya katkıda bulunması sebebiyle özünde iyi oldukları düşüncesidir. Yüzleşilen zorluk ve kötülükler pek çok kişinin daha sabırlı, daha anlayışlı, daha alçakgönüllü, başkalarının sorunlarına karşı daha duyarlı bireyler olmasına vesile olur. Elbette insanların başlarına gelen şeylere verdiği tepkiler farklı farklıdır ve zorlukların herkeste aynı etkiyi yaratması söz konusu değildir. Bu noktada önemli olan, başa gelen kötülüklerin ruhun gerçek anlamda olgunlaşması için gerekli oluşudur. Bu kötülükler öznel perspektiften “olmasa daha iyi olacak olan şeyler” olarak görülse de bu teodiseye göre nesnel olarak iyidirler çünkü ruhun olgunlaşması ve kişiliğin gelişmesinin nesnel olarak iyi bir şey olduğu açıktır. Bunun yolu bazı kötülüklerden geçiyorsa o kötülükler de daha büyük bir iyiliğin ortaya çıkması için ödenmesi gereken bir bedeldir.

Bu teodise, hayatımız boyunca kişisel olarak tecrübe ettiğimiz pek çok zorluk için başarılı bir açıklama sağlasa da çerçevesi dardır. İnsanların ruhsal olgunlaşmalarına ket vuran travmatik olayları veya orman yangınında acı çeken ceylan örneğindeki gibi karakter gelişimi ile ilgisi olmayan kötülükleri kapsamı dışında bırakmaktadır. Peki orantısız ve amaçsız kötülükler denilen ve teodiselerin dışında olduğu düşünülen bu tür kötülükler için ne söylenebilir?

Delilci Kötülük Probleminin önde gelen savunucuları, teodiseler dünyadaki kötülüklerin bir kısmını açıklama gücüne sahip olsa bile onların asla erişemeyeceği bazı kötülük türleri olduğunu da söylerler. Bu tür kötülükler ne özgür irade ile alakalıdır, ne de kişilerin ruhsal gelişimlerine katkı sağlar ne de dünyanın sınav yeri olması ile ilişkilidir. Orman yangınında günlerce acı çekerek ölen ceylan örneği bu meselenin analitik felsefe literatüründeki klişeleşmiş örneğidir. Zira ceylanın ne özgür iradesi vardır, ne geliştirecek bir karakteri ne de ahireti için lazım olacak bir imtihanı vardır. Bu örnek her açıdan teodiselerin uzanamadığı bir yerde duruyor gibi görünmektedir.

Yine de ben ceylan örneğinin Yasalılık Teodisesi ile bağlantısı olduğunu düşünüyorum. Evrenin sabit ve evrensel yasalar ile işlemesi belli şartların oluşması halinde bu gibi trajedik olaylara sebebiyet verebilir ve bu tür doğal kötülükler belki bu teodise altında açıklanabilir. Bu açıklamayı güçlendirmek için özgür irade ve kaos teorisine de başvurulabilir. Ne de olsa evrendeki en küçük değişikliklerin zincirleme etkiler ile çok büyük ve öngörülemez sonuçlara sebep olduğu bilinmektedir. İnsanlar özgür iradeleri ile sıradan gündelik fiillerini işlerken bile zincirleme etki ile bu tür büyük sonuçlara varacak nedensellik serilerini pekâla başlatabilir. Özgür iradenin varlığı, zincirleme sonuçların büyüklüğü,  öngörülemezliği ve bu nedensel etkilerin sabit yasalar altında gerçekleşmesi gibi olguların kombinasyonu amaçsız görünen kötülüklerin arka planını kısmen de olsa aydınlatabilir. Belki daha farklı bir okumayla bu açıklamayı genişletilmiş bir Özgür İrade Teodisesi olarak görmek de mümkündür.

Ancak bazı teist filozofların bu meselede daha radikal bir yaklaşımı vardır. Onlara göre bir kötülüğün amaçsız olduğunu tespit edebilmemizin hiçbir yolu yoktur. Biz ancak bir kötülüğün bize amaçsız göründüğünü söyleyebiliriz, ancak bu görünümden hareketle o kötülüğün gerçekten amaçsız olduğu sonucuna varabilecek bilişsel kapasite ve araçlardan yoksunuz. Zira Tanrı sonsuz bilgi sahibi olan, her şeyin içyüzünü tüm detayları ile bilen ezeli-ebedi varlık iken biz sınırlı bir zamanda yaşayan, sınırlı bilgiye sahip olan ve olayların/olguların ancak bir kısmını bilebilen kısıtlı varlıklarız. Bu nedenle bize amaçsız görünen kötülükler hakkında Tanrı’nın iyi bir nedeni varsa bile bu nedeni kavrayabilecek mental kapasiteden mahrumuz. Öyleyse “x kötülüğünde bir amaç varmış gibi görünmüyor, öyleyse x’te bir amaç yoktur” geçersiz bir çıkarımdır çünkü bu argüman varsa bile göremeyeceğimiz bir amacı göremememizden hareketle hiçbir amaç olmadığı sonucuna varmaktadır. Kısaca özetlediğim bu yaklaşım literatürde Şüpheci Teizm olarak bilinen pozisyona tekabül eder.

Yirminci kattaki bir dairenin penceresinden yerdeki çimlere baktığımızı ve çimlerde bir iğneyi çıplak gözle aradığımızı hayal edelim. Böyle bir senaryoda “Çimlerde bir iğne olduğunu göremiyorum, öyleyse iğne yok” diye düşünmemiz makul olur muydu? Çimlerde iğne olsun veya olmasın görme duyumuzun kapasitesi o kadar uzak mesafeden yerdeki küçük bir iğneyi görebilecek yeteneğe zaten sahip değildir. Şüpheci Teistler, evrende amaçsız kötülükler olduğunu savunan ateistlerin durumunu buna benzetir. Onlara göre ateistler amaç olsa da o amacı kavrama yetisinden zaten yoksun olan bir zihinle evrene bakıp daha sonra amaç olmadığını söylemektedirler. Bu, temelinden yanlış bir yaklaşımdır ve bu nedenle kötülük probleminin delilci versiyonu Şüpheci Teizm’e göre bütünüyle geçersizdir.

Genel bir değerlendirme yapacak olursam, hiçbir teodise tek başına bütün kötülükleri açıklamıyor olsa da kümülatif olarak pek çok kötülüğe güçlü bir açıklama sağladıkları kanaatindeyim. Örneğin Özgür İrade Teodisesi ahlaki kötülüklerin büyük bir kısmını açıklasa da doğal kötülüklerin çoğu çeşidine karşı etkisizdir ve “Tanrı insanları seçimlerinde özgür bıraksa bile kötülüklerin başarıya ulaşmayacağı bir evren yaratamaz mıydı?” gibi itirazlara maruz kalmaktadır. Bu tür itirazlar Özgür İrade Teodisesi ile Yasalılık Teodisesinin kombinasyonu daha iyi açıklayabilmektedir. Veya Karakter Gelişimi Teodisesi doğal afetler gibi felaket dönemlerinde insanların duyarlılık, yardımseverlik, fedâkarlık gibi erdemlerini en güçlü biçimde ortaya koymalarından hareketle insanlığın ruhsal gelişimi eksenli bir açıklama yapabilecekken kötülüklerin insani erdemlerle bağlantısız yönleri hakkında sessiz kalmaktadır. Bu nedenle tüm kötülükleri tek bir teodise ile açıklamaktansa bir teodisenin zayıf noktasını –o teodise ile çelişmeyen!– başka bir teodise ile güçlendiren kümülatif yaklaşımların daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Ancak bu bağlamda Şüpheci Teizm ve Teodiseler arasında bir seçim yapılması gerekmektedir. Nitekim Teodiseler kötülüklerin nedenlerini açıklamaya çalışırken Şüpheci Teizm Tanrı’nın nedenlerinin bizim için bilinemez olduğunu öne sürer. Bu yüzden Şüpheci Teizm ve Teodiseler aynı anda tutarlı bir şekilde savunulabilecek pozisyonlar değildir ve bu noktada düşülebilecek çelişkiler konusunda dikkatli olunması gerekir.

DELİLCİ KÖTÜLÜK PROBLEMİ

Yazı dolaşımı


DELİLCİ KÖTÜLÜK PROBLEMİ” için 85 yorum

  1. Değerli Hocam,
    Bir sorum olacak;

    SaidNursi nin Tanrı nın neden şeytanı yarattığı sorusuna verdiği (13.lema) yanıtta geçen “halkı şer, şer değildir, kesb-i şer şerdir.” ve ” bir şey ya zatında güzeldir, ya da neticeleri itibariyle güzeldir.” sözlerini nasıl değerlendirirsiniz?
    İlginiz için teşekkürler.. 🙏 🌹

  2. Hi there this is kinda of off topic but I was wanting to know if
    blogs use WYSIWYG editors or if you have to manually code with
    HTML. I’m starting a blog soon but have no coding skills so I wanted to get
    guidance from someone with experience. Any help would be enormously appreciated!

  3. Heya! I know this is somewhat off-topic but I had to ask. Does operating a well-established blog like yours take a large amount of work?
    I’m completely new to writing a blog however I do write in my diary everyday.
    I’d like to start a blog so I can share my own experience and thoughts online.
    Please let me know if you have any ideas or
    tips for new aspiring bloggers. Appreciate it!

    my blog post :: 918kiss plus pc download

  4. First off I would like to say wonderful blog!
    I had a quick question that I’d like to ask if
    you do not mind. I was interested to know how you center yourself and clear your head
    before writing. I’ve had a tough time clearing my thoughts in getting my ideas out there.
    I truly do enjoy writing however it just seems like the first 10 to
    15 minutes tend to be lost simply just trying to figure out how to begin. Any ideas or
    tips? Kudos!

    my website: joker688 download

  5. Howdy, i read your blog from time to time and i own a similar one and i was just curious if you get a lot of spam
    feedback? If so how do you stop it, any plugin or
    anything you can advise? I get so much lately it’s driving me insane so any assistance
    is very much appreciated.

    my website … Wukong333 Download

  6. Great blog! Do you have any recommendations for aspiring writers?
    I’m planning to start my own site soon but I’m a little lost on everything.
    Would you suggest starting with a free platform like WordPress or go for a paid option? There are so many choices out there that I’m totally
    confused .. Any suggestions? Kudos!

    Visit my web page wm casino ios

  7. I’m really loving the theme/design of your web site.
    Do you ever run into any browser compatibility problems?
    A handful of my blog visitors have complained about my site not operating correctly in Explorer but looks great in Chrome.
    Do you have any advice to help fix this problem?

    Also visit my webpage; free download 3win8; Brooke,

  8. hello there and thank you for your information – I have
    certainly picked up anything new from right here.
    I did however expertise a few technical points using this site, since I experienced to reload the web site lots of times
    previous to I could get it to load correctly.
    I had been wondering if your web hosting is OK?
    Not that I am complaining, but slow loading instances times will often affect
    your placement in google and can damage your high-quality score if ads and marketing
    with Adwords. Anyway I am adding this RSS to my email and could look out
    for a lot more of your respective exciting content.
    Make sure you update this again very soon.

    Also visit my site – mega888 free download

  9. Fantastic beat ! I wish to apprentice at the same time as you amend
    your site, how can i subscribe for a weblog
    web site? The account helped me a appropriate deal.
    I were a little bit familiar of this your broadcast offered bright transparent concept

    Here is my web page – download game 918kiss plus, xe88-app.com,

  10. I’ve been browsing on-line more than 3 hours as of late, yet I by no means found any attention-grabbing article like yours. It?¦s pretty price sufficient for me. In my opinion, if all web owners and bloggers made just right content material as you probably did, the net will probably be much more helpful than ever before.

  11. Geri bildirim: tadalafil 100mg
  12. Woah! I’m really loving the template/theme of this site.
    It’s simple, yet effective. A lot of times it’s tough to get that “perfect balance” between user friendliness and appearance.
    I must say you have done a very good job with this. In addition, the blog loads very fast for me on Chrome.

    Superb Blog!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.