CENNET VAATLERİ ÇÖL HALKINA MI ÖZGÜ?

İslam’a yöneltilen eleştirilerden bir tanesi de cennet tasvirlerinin evrensel değil yerel olduğu şeklinde. Söz konusu iddia şu şekilde;

“Kuran’daki serin bahçeler, köşkler, ırmaklar gibi cennet tasvirleri genelde çölde bulunmayan ve bir çöl bedevisinin hayalini kurduğu şeyler. Bu da İslam dininin bölgesel bir bedevi inancı olduğunu ve çöl halkını kandırmak için tasarlandığına delildir”

İlk olarak cennet nimetlerinin sınırsız olduğunu ve Kur’an’da anlatılanlardan hem kat kat fazla hem de farklı nimetler olduğunu belirterek başlayalım. Nitekim sınırsız nimetin olduğu cenneti ayetlerde geçen birkaç tasvir üzerinden eleştirmek mantıken makul değil.

Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.(kaf 35)

Peki ayetlerde geçen vaatler sadece çöl hayatına mensup bireylerin hayalleri mi?

Cennet ile ilgili ayetlere baktığımızda; nehirler, yeşil geniş bahçeler, çeşitli meyveler, köşkler, hizmetçiler vb vaatler olduğunu görüyoruz. Cennet tasviri ile ilgili ayetleri okuduğumuzda bunların ortalama her insanın hayalini kurduğu şeyler olduğunu görüyoruz. Şuan nerede olduğunuz önemli değil; ister Manchester’ın bir köyünde, ister Eskimo’larda bir iglonun içinde, ister Çin’de keşmekeş bir trafikte, ister Brezilya’da uyuşturucu çetelerinin olduğu bir mahallede veya ister Afrika’da safari yapan bir kafilede olun, aşağı yukarı aynı yaşamı hayal edeceksiniz.

Yeşil geniş bir bahçe en azından komşular ile kavga etmek istemiyorum ve aynı zamanda gönlümce gürültü yapmak istediğim bir bahçe. Geniş bir villa ve trafikten uzak, sessiz sedasız huzurlu bir ortam da olsun. Peki tamamen sessiz mi, hayır aslında yakınlarda akan bir şelalenin, ırmağın şırıltısı ve ağaçlardaki kuş cıvıltıları hiç fena olmaz. Bunun yaninda tabiki parmağımı şıplattığım anda bana istediğim her yiyecek ve içeceği sunacak hizmetçiler de olsun, hatta sınırsız olsun.

Bunlar aşırı sıcaktan bunalmış bir çöl sakinin kuracağı hayaller değil sadece ortalama her insanın istediği şeyler ki nitekim yeterli imkanı olan her zengin işadamı aşağı yukarı bu şekilde bir hayat kuruyor kendisi için. Bazı anlar bulunduğumuz durumdan çok fazla bunaldığımız için ekstrem bazı hayaller kurduğumuz oluyor. Örneğin yazın 45 derece sıcakta “şuan buz küpleri ile dolu bir havuz içinde olmak isterdim” veya -15 soğuktan her an titrediğimiz bir kış günü “şuan kaynar suyu başımdan dökmek isterim” demek gibi. Ama bunlar normal şartlar altında hayalini kurduğumuz şeyler değil, sadece o anlık durumun vahametinden dolayı kurduğumuz abartılı, geçici hayaller. Nitekim bu tür aşırı uç sorunlar olmadığına insan 13 ayetinde de değinilir;

Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. orada ne yakıcı sıcak görürler, ne de dondurucu soğuk. (insan 13)

Bunun yanında Kur’an’ın sunduğu cennet hayatı tasvirinin günümüz modern psikoloji biliminin meşhur ihtiyaçlar piramidine uygun olduğunu görüyoruz;

Bu piramid, bir basamak eksik, iki basamak fazla en kabul gören ihtiyaç hiyerarşilerinden biridir. Kur’an, bütün insanlar için piramidin her aşamasına gönderme yapacak ayetler içerir.

Bunların bir kısmına gönderme yapalım:

Birinci basamak:

Beğendikleri meyveler, canlarının çektiği kuş etleri vardır. (VAKİ’A/18-21)

Orada çok temiz zevceler de onlarındır. Hem onlar orada ebedî kalacaklar. (BAKARA/25)

İkinci basamak:

Onlar cennet köşklerinde emniyet içindedirler. (SEBE/37)

İşte onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. (A’RAF/35)

Üçüncü basamak:

Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar. (HİCR/47)

Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. (İNŞİKAK/9)

Dördüncü basamak:

Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: “Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!” derler. (ZÜMER/73)

Beşinci basamak:

Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler. (VAKIA/25)

“(Cennette) birbirlerine yönelip soru soruyorlar.” (TUR/25-26)

Altıncı basamak:

Onlar da: “Hamdolsun o Allah’a ki, bize vaadini doğru çıkardı ve bizi cennet arzına varis kıldı. Cennette istediğimiz yerde oturuyoruz” derler. Bak ne güzeldir mükafatı o iyi amel işleyenlerin! (ZÜMER/74)

Yedinci basamak:

Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.
Rabbine bakar. (KIYAMET/22-23)

Şüphe yoktur ki, kişinin dünya hayatında kendisini gerçekleştirmesinin zirvesi Allah’a kavuşmasıdır. Cennet nimetlerinin hiçbiri, bu nimete karşı kıyaslanamazlar.

dipnot: yazının bir kısmı https://dusunenmusluman.com/ sitesine aittir, yazarın izni dahilinde alınmıştır.

CENNET VAATLERİ ÇÖL HALKINA MI ÖZGÜ?

Yazı dolaşımı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.