NASİRÜDDİN EL TUSİ (1201 – 1274)

Ebu Cafer Muhammed İbn Muhammed İbn el-Hasan Nasir el-Din el- Tusi, 1201’de Tus’ta (Horasan) doğdu. Kemal el-Din İbn Yunus ve diğerlerinden fenni ilimler ve felsefe öğrendi. Hasan bin Sabah’ın adamları (ajan) tarafından kaçırılıp Alamut Kalesi’ne götürülenlerden biriydi.

Alamut Kalesi 1256 yılında Moğollar tarafından istila edildikten sonra, Tusi, Moğol hükümdarı Hülagu Han’ın hizmetine girdi. Hulagu Han, onun astrolojideki yetkinliği dahil olmak üzere muazzam bilgi haznesinden o kadar etkilendi ki, onu once vezirliğe, sonrasında da Auqaf’ın yöneticiliğine atadı. Maragheh’deki (İran) gözlemevinin kuruluş ve ilerlemesinde etkin rol oynadı. Haytatının son yıllarında Bağdat’a yerleşti ve burada vefat etti.

Asıl adı Muhammed ibn Muhammed ibn el-Hasan el-Tusi olmasına karşın, genelde Nasir al-Din el-Tusi olarak bilinir. Hayatı boyunca; Muhaqqiq-i Tusi, Khwaja-yi Tusi and Khwaja Nasir olarak da anılmıştır.

El-Tusi, Doğu Çin’den Batı Avrupa’ya kadarki tüm İslam aleminde fetihlere sahne olacak bir yüzyılın başında doğdu. Moğolların muazzam askeri gücüyle tüm Dünyayı ve İslam coğrafyasını kasıp kavurduğu bu dönemde, İslam’a karşı şiddetli bir düşmanlık ve acımasız bir insan katli vardı. Bu dönem, el-Tusi ve diğer ilim insanlarının çalışmalarını sürdürebilmelerine mani oldu ve kendisi de bu çatışmanın içine çekilmek zorunda kaldı.

El-Tusi’nin babası ,Tus’ta, Onikinci İmam Okulu’nda eğitim veren bir hukuk adamıydı . Onikinci İmam, Şii Müslümanların ana mezhebiydi ve aynı isimli bu okul, temelde dini bir kurumdu. Ancak el Tusi Tus’ta okurken, amcası tarafından entelektüel gelişimi üzerinde önemli bir etkisi olacak başka konularda da eğitim gördü. Bu konular mantık, fizik ve metafiziği içeriyordu, ayrıca matematik öğrenen diğer öğretmenlerle, özellikle cebir ve geometriye çalıştı.

1214 yılında, zamanın Moğol lideri olan Cengiz Han, Çin fethinden dönüp Batı’ya doğru hızlı ilerlemesine başladığında, Tusi henüz 13 yaşındaydı. El-Tusi’nin bu fetihlerin etkilerini görmesi uzun sürmedi ama o, bu olmadan önce çalışmalarını ilerletmeyi başardı. Tus’tan 75 km uzaklıktaki Nişabur’a gitti. Nişabur, dönemin önemli bir ilim merkeziydi bu yüzden seçimi oldukça mantıklıydı. Burada el-Tusi felsefe, tıp ve matematik okudu. Kendisine, Sharaf al-Din el-Tusi’nin öğrencisi olan Kemal al-Din ibn Yunus tarafından ileri matematik öğretildi. Bu sıralar Tusi, seçkin bir bilim adamı olarak ün kazanmaya başladı ve Nişabur’da tanınmaya başladı.

1220 civarında Tus bölgesine ulaşan Moğol istilası, çok fazla yıkıma neden oldu. Cengiz Han, fetihlerine devam etmek için, generallerini ve oğullarını batıda bırakarak dikkatini yeniden doğuya çevirdi. Bölgede sık sık yaşanan çatışmaların ortasında, barışçıl sığınaklar da vardı. Aşırılık yanlısı Şiiliğin entelektüel bir biçimini benimseyen Suikastçılar, Elburz Dağları’ndaki Alamut kalesini ve benzer zapt edilemez kaleleri kontrol ettiler. El-Tusi, İsmailî hükümdarı Nasir ad-Din Abdurrahim tarafından Suikastçıların hizmetine katılmaya davet edildiğinde, bu daveti kabul etti ve İsmailî Mahkemesinin çok saygın bir üyesi oldu. Bu zamanlarda, el-Tusi, farklı kalelerde dolaşırken en iyi çalışmalarından bazılarını yaptı ve bu dönemde mantık, felsefe, matematik ve astronomi üzerine önemli çalışmalar yaptı. Bu eserlerden ilki olan Ahlak-ı Nâsırî, 1232 yılında yazılmıştır. Bu eser, El Tusi’nin İsmailî hükümdarı Nasirad-Din Abdurrahim’e ithaf ettiği bir ahlak çalışması idi.

alamut kalesi (temsili)

Moğolların İslam coğrafyasında iyice yayılmaya başladığı bir zamanda; 1256 yılında Cengiz Han’ın torunu Hulagu Han kaleye Alamut Kalesine saldırdığında, kalede Tusi de bulunuyordu. Tusi kendisini bilimsel danışman olarak atayan muzaffer Moğollara katılmak konusunda o kadar hevesli görünüyordu ki, Tusi’nin Alamut Kalesinde iradesi ve isteği dışında tutulduğu düşünülüyordu. Bu konuda bazıları, Tusi’nin Alamut Kalesi savunmasına ihanet edip Moğol güçlerine yardım ettiğini iddia ediyor. Moğol güçleri kaleyi tamamen yok etti ama Hulagu Han, kendisinin de bilime olan ilgisi sebebiyle Tusi’ye saygıyla yaklaştı. Dini işlerden de sorumlu olan Tusi, 1258 yılındaki Moğol güçlerinin Bağdat işgalinde de Hulagu Han’la beraberdi. Bağdat’ın son Abbasi halifesi Mustasım, Moğol güçlerine direnecek kadar güçlü bir lider değildi. 1258 Şubatındaki kuşatmadan kısa bir süre sonra, şehir ele geçirildi. Mustasım dahil olmak üzere 300 yetkili anında öldürüldü ve şehir insanlarıyla beraber yakılıp yıkıldı. El- Tusi, can güvenliği ve bilimsel kazancı için doğru hareketleri yapmaya çalışıyordu ve yapacaktı da.

Bağdat fethinden ve Tusi gibi bir ilim adamını cephesine katmaktan memnun olan Hulagu, Tusi kendisine bir Gözlemevi için fikir sununca daha da memnun oldu ve hemen çalışmalara başlandı. Yapının inşasına, şu anki İran’ın kuzeybatısındaki Azerbaycan bölgesinde kalan, Hulagu Han’ın başkent seçtiği Maragheh’ de 1259 yılında başlandı. İzleri bugün hala görülebilmekte. 1262’ de faaliyete geçen yapının inşası için Çinli gökbilimcilerle İranlılar işçiler beraber çalışmışlardı. Gözlemevi, bakırdan yapılmış 4 metrelik bir duvar kadranı ve El-Tusi’nin icadı olan bir azimut kadranı gibi çeşitli aletlere sahipti. El-Tusi, Gözlemevi için, diğer alanlara da ışık tutacak başka enstrümanlar da tasarladı. Bilim, matematik ve felsefe üzerine çalışmalar yoğun bir şekilde sürdürülürken, çok çeşitli bilimsel konularda kitapların bulunduğu güzel bir kütüphane de oluşturuldu.

El-Tusi, bu gözlemevini oldukça verimli kullandı ve tam 12 yıl boyunca yaptığı gözlemleri, orijinal adıyla ‘’ ZÎC-i İLHÂNÎ’’ olan İlhanlı Tabletlerinde topladı ve Farsçadan Arapçaya tercümesinden sonra yayımlandı. Bu çalışma, gezegenlerin konumlarını hesaplamak için tablolar ve ayrıca bir yıldız kataloğu içermekteydi. Bu, el-Tusi’nin astronomi alanında ürettiği tek önemli çalışma değildi. El-Tusi’nin, Ptolemy’nin gezegen sistemi modelinin, Kopernik döneminde heliosentrik modelin gelişimine kadarki en önemli gelişimini yaptığını söylemek abartı olmayacaktır. Tusi, en büyük bilimsel çalışması olan Astronomi Üzerine Anılar (Al – tezkire fi ilm-hay’a) adlı kitapta şöyle der:

…O, Ptolemy’den farklı, yeni bir ay hareketi modeli tasarladı. Eksantriği ve prosneusun merkezini ortadan kaldırarak, sekiz eşit dönen küre prensibi üzerine kurguladı ve bu sayede ay hareketinin düzensizliklerini “Almagest” ile aynı kesinlikte temsil etmeyi başardı. İki teori arasındaki maksimum boylam farkının 10 olduğu iddiası kesinlikle doğrudur. Nasir kendi modelinde, astronomi tarihinde ilk kez kendi icat ettiği bir teoremi kullandı ve 250 yıl sonra Copernicus, “De Revolutionibus”, III 4’te tekrar ortaya çıktı.

Burada atıfta bulunan teorem, doğrusal hareketi iki dairesel hareketin toplamına indirgeyen meşhur ‘’Tusi çifti’’ teorisidir. Bu teorideki amaç, Ptolemy’nin sisteminin düzgün dairesel hareket ilkesine dayanmayan parçalarını ortadan kaldırmaktı. Birçok tarihçi, Tusi çifti teorisinin sonucunun, Kopernik tarafından El-Tusi’nin çalışmasında keşfedildikten sonra kullanıldığını iddia ediyor, ancak hepsi aynı fikirde değil; Örneğin, Kopernik’in sonucu, Proklus’un Öklid’in ilk kitabı üzerine yorumundan aldığı da iddia edilmiştir.

Tusi’nin astronomiye yaptığı birçok katkı arasından, ekinoksların presesyonu için 51 ‘ değerini hesaplamak,; astronomik enstrümanlar üzerine, örneğin bir usturlap inşa etmek ve kullanmak için yazdığı eser sırlanabilir. Tusi, mantık alanında İbni Sina’nın izinden gitti ve çıkarım yapmak üzerine beş büyük eser kaleme aldı. Tusi üzerine çalışmalar yapan Tony Street şöyle der:

On üçüncü yüzyılda Arapça yazan bir mantıkçı olan Tusi, moleküler önermeler oluşturmak için iki mantıksal bağlantı kullanır: “eğer-öyleyse” ve “ya-ya da “. Tusi, ikili bir ağaca atıfta bulunarak, ayrık terimlere göre uygun ayrışmanın nasıl seçileceğini gösterir. Ayrıca koşullu bir önermeden çıkan ayrık önermeleri tartışır.

El-Tusi, Yunan metinleri üzerine de yorum çalışmaları yazmıştır. Bunlar arasında Autolycus, Sisamlı Aristarkus, Öklid, Apollonius, Arşimet, Hypsicles, Theodosius, Menelaus ve Ptolemy’nin eserlerinin Arapça tercümeleri vardı. Özellikle Menelaus’un Küreleri ve Arşimet’in küre ve silindir çalışmaları üzerine yoğunlaştı. İkinci çalışmada el-Tusi, önceki matematikçilerin, düz ve eğimli çizgilerin uzunluklarını karşılaştırmaya yönelik itirazlarını tartıştı. El-Tusi’, farklı varlıklar oldukları için kıyaslanamaz oldukları yönündeki itirazlara rağmen, karşılaştırmaların doğru olduğunu savundu.

Ptolemy’nin yazdığı Almagest kitabı, o dönem Arap bilim insanlarının üzerinde çokça çalıştığı bir kitaptı. 1247’de el-Tusi, sinüs tablolarını hesaplamak için çeşitli trigonometrik teknikleri tanıttığı Tahrir-ül-Macestî’yi (Almagest Üzerine Yorum) yazdı. Zic-i İlhânî adlı eserinde yaptığı gibi, argümanın her yarım derecesi için üç altmışlık haneye göre hesaplanan girdileri olan sinüs tabloları verdi.

Tusi’nin yaptığı önemli katkılardan biri de, trigonometriyi sadece astrolojik hesaplamalarda kullanılan bir araç olmaktan ziyade, müstakil bir matematik disiplini olarak ele almasıydı. Tusi’nin ‘’Dörtgen Üzerine İnceleme’’(Treatise on the quadrilateral) adlı eserinde yapılan incelemelerde, tüm düzlem ve küresel Trigonometri sisteminin ilk kaybolmamış ifadesinin yer aldığı anlaşıldı. Kendi ifadeleriyle:

Bu çalışma, trigonometri tarihinde, saf matematiğin ilk defa bağımsız bir dalı olması ve bir dik açılı küresel üçgen için altı durumun tamamının ortaya konması bakımından ilk çalışmadır

Bu çalışma, aynı zamanda meşhur sinüs formülünü içermektedir:

a/sin A = b/sin B = c/sin C

Bir diğer matematiksel katkı, bir tamsayının n’inci köklerinin hesaplanmasıyla ilgili 1265 tarihli el-Tusi’nin el yazmasıdır. El-Tusi’nin bu eseri, daha ziyade El-Kereci’nin ( Pers matematikçi) ekolü tarafından geliştirilen yöntem versiyonudur. El yazmasında el-Tusi, bir binomun herhangi bir kuvvete açılma katsayılarını, iki terimli formül ve iki terimli katsayılar arasındaki Pascal üçgeni ilişkilerini belirlemiş oldu.

El-Tusi’nin katkıda bulunduğu diğer alanlardan kısaca bahsetmeden geçmek doğru olmaz. Siyah ve beyaz karışımlarına dayanan ilginç bir renk teorisi içeren bir çalışma yazdı ve mücevherler ve parfümler üzerine bölümler içeren mineraller üzerine bir yazma da ekledi. Tıp üzerine de yazdı, ancak tıbbi çalışmalarından ziyade, El-Tusi’nin felsefe ve etiğe katkıları çok daha fazla ve önemliydi. Özellikle felsefede, mekanın doğası hakkında önemli sorular sordu.

El-Tusi’nin birkaç öğrencisi vardı, en iyi bilinenlerinden biri Almagest hakkında bir yorum yazan Nizam al-a’Raj idi. Öğrencilerinden bir diğeri, Kutubüddin Şirazi, gökkuşağının ilk doğru ve tatmin edici matematiksel açıklamasını verdi. El-Tusi’nin bu öğrenciler aracılığıyla devam eden etkisi şu şekilde özetlendi:

El-Tusi’nin etkisi, özellikle Doğu İslam’da çok büyüktü. Tüm alanlar göz önüne alındığında, İslami ilimlerin canlanması konusunda diğer bireylerden daha fazla sorumlu oldu. Maragheh’de (rasathane) pek çok yetkin ilim adamını bir araya getirmesi, yalnızca matematiğin ve astronominin canlanmasına değil, aynı zamanda İslam felsefesinin ve hatta teolojinin yenilenmesine yardımcı oldu.

çeviri linki: Biography – Muslim Scholars and Scientists (ed. W. Hazmy C.H., Zainurashid Z., Hussaini R.) s. 111-119

KAYNAKÇA:

1. Biography in Dictionary of Scientific Biography (New York 1970-1990).

2. Biography in Encyclopaedia Britannica.

3. G D Mamedbeii, Muhammed Nasir al-Din al-Tusi on the theory of parallel lines and the theory of ratios (Azerbaijani), Izdat. Akad. Nauk Azerbaijzansk. SSR (Baku 1959).

4. F J Ragep, Nasir al-Din al-Tusi’s Memoir on Astronomy Vol I, Vol II (New York, 1993).

5. N A Abdulkasumova, The ‘Tahrir al-Majisti [Commentary on the Almagest]’ of Nasir ad-Din at-Tusi (first book) (Russian), Izv. Akad. Nauk Azerbaidzan. SSR Ser. Fiz.-Tehn. Mat. Nauk (4) (1977), 114-121.

6. S A Ahmedov, Extraction of a root of any order and the binomial formula in the work of Nasir ad-Din at-Tusi (Russian), Mat. v Skole (5) (1970), 80-82.

7. U Ataev, The commentary of Kazi -zade ar-Rumi on the astronomical treatise of Nasir ad-Din at-Tusi (Russian), Questions on the history of mathematics and astronomy I, Trudy Samarkand. Gos. Univ. (N.S.) Vyp. 229 (1972), 124-127.

8. U Ataev, The mathematician and astronomer Nasir ad-Din at-Tusi (Russian), Questions on the history of mathematics and astronomy I, Trudy Samarkand. Gos. Univ. (N.S.) Vyp. 229 (1972), 119-123.

9. J L Berggren, al-Kuhi’s “Filling a lacuna in Book II of Archimedes” in the version of Nasir al-Din al-Tusi, Centaurus 38 (2-3) (1996), 140-207.

10. N Berozashvili, The Tbilisi manuscripts of Nasir ad-Din at-Tusi’s commen taries to Euclid’s ‘Elements’ (Georgian), Sakharth. SSR Mecn. Akad. Moambe 89 (2) (1978), 497-500.

11. M di Bono, Copernicus, Amico, Fracastoro and the mechanism of al-Tusi : observations on the use and the transmission of a model (Italian), in Copernicus and the Copernican question in Italy from the sixteenth to the nineteenth century, Ferrara, 1993 (Florence, 1996), 69-96.

12. M di Bono, Mario Copernicus, Amico, Fracastoro and Tusi’s device: observations on the use and transmission of a model, J. Hist. Astronom. 26 (2) (1995) 133-154.

13. A V Dorofeeva, Nasir ad-Din at Tusi (1201-1274) (Russian), Mat. v Shkole(3) (1989), i, 145-146.

14. L I Dovlatova, Basic objects in the “introduction” to the first book of ‘Tahrir Ugli dis’ by Muhammed Nasir ad-Din at-Tusi (Russian), Azerbaidzan. Gos.Univ. Ucen. Zap. Ser. Fiz.-Mat. Nauk (2) (1969), 83-86.

15. N G Hairetdinova, On the history of Nasir ad-Din at-Tusi ‘s ‘Treatise on thequadrilateral’ (Russian), Voprosy Istor. Estestvoznan. i Tehn. (1)(54) (1976),42-43, 97, 107.

16. O Gingerich, A Tusi couple from Schöner’s “De revolutionibus”?, J. Hist.Astronom. 15 (2) (1984), 128-133.

17. W Hartner, Nasir al-Din al-Tusi ‘s lunar theory, Physis – Riv. Internaz. StoriaSci. 11 (1-4) (1969), 287-304.

18. R I Ibadov, Determination of the sine of one degree by Nasir ad-Din at-Tusi(Russian), Izv. Akad. Nauk Azerbaidzan. SSR Ser. Fiz.-Tehn. Mat. Nauk 1968 (1) (1968), 49-54.

19. F A Kasumhanov, The theory of continuous quantities and the study ofnumber in the works of Muhammad Nasir-al-din Tusi (Russian), Trudy Inst. Istor. Estest. Tehn. 1 (1954), 128-145.

20. E S Kennedy, Two Persian astronomical treatises by Nasir al-Din al-Tusi, Centaurus 27 (2) (1984), 109-120.

21. A Kubesov, The commentaries of Nasi ad-Din at-Tusi on the treatise ofArchimedes “On the sphere and cylinder” (Russian), Voprosy Istor.Estestvoznan. i Tehn. Vyp. 2 (1969), 23-28.

22. T Lévy, Gersonide, le pseudo-Tusi, et le postulat des parallèles. Les math-ématiques en Hébreu et leurs sources arabes, Arabic Sci. Philos. 2 (1) (1992), 39-82.

23. J W Livingston, Nasir al-Din al-Tusi’s ‘al-Tadhkirah’ : A category of Islamicastronomical literature, Centaurus 17 (4) (1973), 260-275.

24. K M Mamedov, On the commentaries of Nasir al-Din al-Tusi in Books I-III of “Tahrir Eglidis” in the “Elements” of Euclid (Azerbaijani), Akad. Nauk Azerbaijzan. SSR Trudy Inst. Mat. Meh. 2 (10) (1963), 147-158.

25. J F Ragep, The two versions of the Tusi couple, in From deferent to equant(New York, 1987), 329-356.

26. G Rosi’nska, Nasir al-Din al-Tusi and Ibn al-Shatir in Cracow?, Isis 65 (1974), 239-243.

27. B A Rozenfeld, New information concerning the authorship of the Rome edition of Euclid’s ‘Elements’ by Nasir ad-Din at-Tusi (Russian), Voprosy

Istor. Estestvoznan. i Tehn. (1)(42) (1972), 36, 95, 103.

28. B A Rozenfeld, On the mathematical works of Nasir al-Din al-Tusi(Russian), Istor.-Mat. Issled. 4 (1951), 489-512.

NASİRÜDDİN EL TUSİ KİMDİR?

Yazı dolaşımı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.