İHVAN-I SAFA FELSEFESİ

İhvânü’s-Safâ (Saflığın Kardeşleri), çeşitli felsefî bilimler üzerine Şiî İsmâilî yazarlar tarafından yorumlanmış elli iki risâle ve kapsamlı bir ek risâleden (er-Risâletü’l-câmiʿa) oluşan ve İslâmî bir ansiklopedi görevi gören Resâʾilü İḫvâni’ṣ-Ṣafâ’nın (Saflığın Kardeşlerinin Risâleleri/Tezleri) yazarlarıdırlar. Risâleler; matematik ve tabiat ilimleriyle psikolojik/rasyonel ve teolojik ilimleri kapsar ve milâdî 10 yahut 11. yüzyıllarda yazılmışlardır. İhvânü’s-Safâ, Basra’da (bugünkü Irak) ikamet eden, Neoplatonik ve Aristotelesçi düşünceden etkilenmiş ve Şiî İslam’a ait erken İsmâilî daveti (da‘wa, tam karşılığı: çağrı; misyoner vaaz) ile bağlantılı olan anonim bir yazarlar grubuydu. İsmâilîliğin (Şiîliğin bir kolu) ayırt edici yönünün, İslam’ın manevî boyutlarıyla ilgili derin bir ezoterizm olduğu düşünüldüğünde, grubun anonimliğini sürdürme girişimi şaşırtıcı değildir.

Bu İsmâilî ezoterizm, Antik Yunan felsefesiyle kaynaştı ve İhvân’ın matematik, epistemoloji ve metafizik kozmolojiye ilişkin benzersiz analizini üretti. İhvân, hiyerarşik bir dünyada İsmâilî inancını açıklamak için Pisagor düşüncesinden; insan ruhunun bilgiyi nasıl elde ettiğini açıklamak üzere Helenistik metafizik gerçeklik ve imkân kavramlarından yararlandılar ve Demokritos’un dünya görüşünden ilham aldılar.

Bu makale, okuyuculara, bilginin tüm dallarında, onun çok katmanlı dış ve iç yönlerinde ustalaşmış seçkin Müslüman alimler tarafından oluşturulan bu geniş ansiklopediye dair bir nevi kuş bakışı elde etmelerine yardımcı olacak bir çerçeve sunmaktadır.

İçindekiler Listesi

  • 1. Tarihî Arka Plan
  • 2. Çalışmanın Kısa Açıklaması
  • 3. Felsefî Bilimler
  • 4. Yaratmada Çiftlik
  • 5. Kaynaklar ve İleri Okumalar

1. Tarihi Arka Plan

İsmaili hareketin doğru anlaşılmasının önündeki ana engellerden biri, tarihiyle ilgili yalnızca Sünni kaynakların günümüze ulaşması sebebiyle tarihsel materyalin yetersiz olmasıdır. Erken dönem İsmaili tarihin iki önemli aşaması vardır. Karmaşık Fatımi öncesi dönemde Cabir ibn Hayyan (ö. MS 815) simya ve mistik bilimsel incelemeler üzerine pek çok eser yazmıştır. İhvan-ı safa Ansiklopedisi, Helen edebiyatı ve çeşitli çağdaş bilimler hakkında geniş bilgiye sahip yazarlar tarafından oluşturulmuştur.

İsmaililik, neoplatonizme çok şey borçlu olan karmaşık ve zengin bir teosofi geliştirdi. Dokuzuncu yüzyılda, Yunancadan çeviriler önce Süryanice üzerinden sonra da doğrudan Arapçaya yapılarak arttı. Müslümanlar tarafından Plotinus’un Enneadlar’ı bazı değişiklikler ve açıklamalarla tadil edildi. Plotinus (Flutinus) ismi Müslümanlar tarafından çoğunlukla bilinmediği için eser yanlışlıkla Aristoteles’e atfedildi ve Aristoteles’in Teolojisi olarak adlandırıldı. Bu son eser, İsmaililiğin gelişmesinde önemli bir rol oynadı.

İhvan-ı Safa, kimlikleri bilinmeyen bir alim grubu olarak kaldı, ancak Ebû Hayyân et-Tevhîdî’ye sorulduğunda, bazılarını açıkladı: Ma’şer el-Büstî el-Makdisî (el-Mukaddesî), Ali b. Hârûn ez-Zencânî, Ebû Ahmed Muhammed el-Mihricânî, Avfî ve Zayd bin Rifâa. Grubun tam adı İhvânü’s-Safâ ve Hullânü’l-Vefâ ve Ehlü’l-Adl ve Ebnâü’l-Hamd’dir. Alimlerin çoğu, İhvan’ın ve risalelerinin İsmaili hareketine ait olduğu konusunda hemfikirdir. (Nasr, 1978, s. 29; Marquet, 1971, s. 1071; Poonawala, s. 93)

2. Çalışmanın Kısa Açıklaması

Ansiklopedi, toplamda dört kitaba denk gelen çeşitli uzunluklarda elli iki mektuptan (risaleden) oluşur. Her kitap farklı konuları ele alır:

1. Kitap – matematik bilimleri (14 risale): sayı teorisi, geometri, astronomi, coğrafya, müzik, teorik ve pratik sanatlar, etik ve mantığı içerir.

2. Kitap – doğa bilimleri (17 risale): madde, biçim, hareket, zaman, uzay, gökyüzü ve evren, oluşum ve bozulma, meteoroloji, mineraller, bitkiler, hayvanlar, insan vücudu, algı, embriyoloji, mikro kozmos olarak insan, bedende ruhların gelişimi, bilginin sınırı, ölüm, zevk ve dil konularını kapsar.

3. Kitap – psikolojik ve rasyonel bilimler (10 risale): entelektüel ilkeler (Pisagor ve İhvan), makro kozmos olarak evren, zeka ve kabil-i taakkul, dönemler ve çağ, tutku, diriliş, hareket türleri, sebep ve sonuç, tanımlar ve açıklamaları içerir.

4. Kitap – teolojik bilimler (11 risale): öğretiler ve dinler, Tanrı’ya giden yol, İhvan doktrini, inancın özü, fıkıh ve peygamberlik, Tanrı’ya çağrı, hiyerarşi, ruhani varlıklar, siyaseti, sihir ve muskayı içerir.

3. Felsefi Bilimler

Yazılara felsefi ve teolojik doktrinlerin dahil edilmesi teleolojik olarak yapıldı. Ayrıca neo-Pisagor aritmetik teorilerinden de etkilenmişlerdi. Yazarlar teosofilerini şu Pisagor prensibine dayandırdılar: “varlıklar sayıların doğasına göredir” (Steigerwald, s. 82). Yine Pisagor’a atfedilen şu iddiadan esinlendiler: “Sayıların özelliklerinin bilgisinde, derecelerine göre sınıflandırılma ve sıralanmalarında Tanrı’nın varlıklarının bilgisi yatar.” (Steigerwald, s. 82). İhvan-ı Safa, her sayının kendisinden önceki sayıya bağlı olduğunun farkına vardı. İlk sayıya ulaşana kadar her sayı birim birim ayrıştırılabilir. Ama Bir’i “hiçbir şeye […] bölemeyiz çünkü bu sayının aslı ve kaynağıdır.” (Steigerwald, s. 82). Onlara göre varlıklar sayılar gibidir: Tanrı’dan gelirler ve sonunda O’na geri dönerler. Bu, hiyerarşik bir dünyada Pisagor teorilerini temel inançlarına nasıl uyarladıklarının güzel bir örneğidir.

İhvan-ı Safa’nın metafiziği Helen felsefesi üzerine inşa edilmiştir. Aristotelesçi şema ile ortak terminolojiyi paylaşırlar; ancak kavramlar (madde ve biçim, cevher (Yunanca ousia) ve araz, bilkuvve ve bilfiil, dört neden) biraz farklılık gösterir. Onlar için öğrenme, ruhta halihazırda içerilen bilginin anımsanmasıdır; ruh “bilkuvve olarak bilgilidir” ve “bilfiil olarak bilgili” hale gelir.

İhvan, cevherin kendi kendine var olduğunu ve nitelikleri alabileceğini düşünür. Form ise iki türe ayrılır: cevher ve araz. Dört nedeni kavrar: maddi, formel, fail ve ereksel. Bitkilerin maddi nedeni dört elementtir (ateş, hava, su ve toprak) ve bunların ereksel nedeni hayvanlara besin sağlamaktır (İhvan-ı Safa Risalesi, cilt 2 s. 79; İhvan-ı Safa Risalesi, cilt 2 s. 115, cilt 3, s. 358). Burada İhvan’ın maddi neden ile kastettiği hammaddedir (yani bronz veya gümüş). Formel neden için, elma üretmesi beklenen bir elma çekirdeğini örnek verirler. Fail neden ise kökene işaret eder; örneğin baba, çocuğun fail nedenidir. Ereksel neden bir şeyin amacını gösterir.

4. İki Katmanlı Yaratılış

Yaratma süreci iki katmana bölünmüştür: Birincisi, Tanrı Akıl’ı hiçlikten yaratır; Akıl feyezandan hemen sonra, mevcut evrene şekil vererek kademeli olarak ilerler. Feyezanın ortaya çıkma sırası ve yapısı aşağıda açıklanmıştır. (İhvan-ı Safa Risalesi, c. 1 s. 54; İhvan-ı Safa Risalesi, c. 3 s. 184, 196-7; 235)

(1) El-Bari’ (Yaratıcı veya Tanrı) ilk ve tek ebedi varlıktır; O’na hiçbir antropomorfik nitelik atfedilemez. Yaratma iradesi sadece O’na aittir. İhvan, hiyerarşinin tepesine bilinmeyen bir Tanrı (Deus Absconditus) yerleştirir. Tanrı’nın bir başka yüzü olan Vahiy Tanrısı (Deus Revelatus) ise insanlara doğru yolda rehberlik eder.

(2) Akıl (veya Büyük Noûs) Tanrı’dan çıkan ilk varlıktır. Tanrı bir olduğu gibi Akıl da sayıca birdir. Tanrı, bütün varlıkların formlarını Akıl’da yaratmıştır. Alem ruhu ve ilk madde Akıl’dan ortaya çıkmıştır. İhvan’ın görüşüne göre Tanrı’nın bir benzeri olan Akıl’ın, Tanrı’nın en iyi temsilcisi olduğu açıktır.

(3) Külli Nefs (alem ruhu) tüm evrenin ruhudur. Akıl’dan feyezan eden basit bir özdür; enerjisini Akıl’dan alır. Tüm alt (maddi) dünyanın kendisiyle canlandırıldığı güneşte kendini gösterir. Fiziksel dünya içinde yaratma olarak adlandırdığımız şey alem ruhu ile ilgilidir.

(4) İlk heyula (Yunanca hyle’den Arapçalaştırılan basit cevher), kendiliğinden feyezan edemeyen manevi bir cevherdir. Heyulanın farklı formlarda (suret) feyezan etmesine yardımcı olan alem ruhundan türemesine Akıl sebep olur.

(5) Tabiat (Doğa) tüm organik ve inorganik cisimlere feyezan eden enerjidir. Hareketin, yaşamın ve değişimin sebebidir. Doğanın bu aşamasında Akıl’ın etkisi sona erer. Sonraki tüm feyezanlar daha maddi ve daha kusurlu olma eğilimi taşırlar.

(6) Mutlak cisim, ilk madde fiziksel özellikler kazandığında ortaya çıkar. Kendisinden dünyamızın yaratıldığı fiziksel cevherdir.

(7) Küreler Dünyası (sabit yıldızlar, Satürn, Jüpiter, Mars, Güneş, Venüs, Merkür ve Ay) feyzin yedinci aşamasında belirir. Tüm gök cisimleri beşinci bir elementten (esir maddesi) meydana gelir ve oluş ve bozuluşa tabi değildir.

(8) Dört Element (ateş, hava, su ve toprak), ay küresinin hemen altında yer alır ve oluş ve bozuluşa tabidirler. İhvan, Thales (ö. MÖ 545) ve İyonyalıların dört elementin değiştiği; suyun, hava ve ateşe dönüştüğü görüşünü benimsemiştir (ateş; hava, su ve toprağa dönüşebilir).

(9) Üç alem (madenler, bitkiler ve hayvanlar), feyzin son aşamasıdır. Dört elementin orantılı karışımından oluşur.

İhvan-ı Safa, insanı evrenin küçültülmüş bir modeli (mikrokozmos) ve evreni de insanın büyütülmüş bir kopyası (makrokozmos) olarak gören Demokritos’un (ö. MÖ 370) teorisini tevarüs etmiştir. İhvan-ı Safa insanı minyatür bir dünya olarak gördü (Netton, s. 14-15). (Başlangıçta) alem ruhunun sonsuz güçlerini temsil eden cüzi nefsler (el-nefs el-cüz’iyye) form almaya başladılar. Çok uzun bir süre boyunca, bu nefsler küreler dünyasını (ay üstü alem) doldurdular ve gök cisimlerini canlandıran melekleri oluşturdular. Erken dönemde melekler Akıl üzerinde kafa yorup Tanrı’ya ibadet ettiler. Bir süre sonra, bu cüzi nefslerden bazıları köken ve görevlerini unutmaya başladılar. Onların dikkatsizliği nefslerin fiziksel dünyaya düşmesine neden oldu. Bu, dünyadaki yaşamın metafizik kökenini açıklamaktadır.

5. Kaynakça ve İleri Okumalar

· De Callataÿ, Godefroid. “The Classification of the Sciences according to the rasa’il Ikhwan al-Safa’.”

· Corbin, Henry. History of Islamic Philosophy. Translated from French by Liadian Sherrad and Philipp Sherrad. London: Kegan Paul International, 1993: 133-136.

· Fakhry, Majid. A history of Islamic Philosophy. Second Edition. New York: Columbia University Press, 1983.

· Farrukh, Omar A. “Ikhwan al-Safa’.” In A History of Muslim Philosophy. Edited and Introduced by M.M. Sharif. Wiesabaden: Otta Harrassowitz, (1963): 289-310.

· Hamdani, Abbas. “Abu Hayyan al-Tawhidi and the Brethren of Purity.” International Journal of Middle East Studies, Vol. 9 (1978): 345-353.

· Ikhwan al-Safa’. Rasa’il Ikhwan al-Safa’ (Epistles of the Brethren of Purity). Beirut: Dar Sadir, 4 vols., 1957 (The complete text of the fifty-two epistles in the original edited by Arabic Butrus Bustani).

· Ikhwan al-Safa’. Al-Risala al-Jami’a. Edited by J. Saliba. Damascus, vol. 1, 1387/1949, vol. 2 n:d.

· Maquet, Yves. “Ikhwan al-Safa’.” Encyclopaedia of Islam. Vol. 3 (1971): 1071-1076.

· Marquet, Yves. La philosophie des Ihwan al-Safa’. Algers: Société Nationale d’Édition et de Diffusion, 1975.

· Marquet, Yves. “Les Épîtres des Ikhwan as-Safa’, œuvre ismaïlienne.” Studia Islamica. Vol. 61 (1985): 57-79.

· Marquet, Yves. “Ihwan as-Safa’, Ismaïliens et Qarmates.” Arabica. Vol. 24 (1977): 233-257.

· Marquet, Yves. “Les Ihwan as-Safa’ et l’ismaïlisme.” In Convegne sugli Ikhwan as-Safa’. Rome, 1971.

· Marquet, Yves. La Philosophie des alchimistes et l’alchimie des philosophes: Jabir ibn Hayyan et les Ihwan al-Safa’. Paris: Maisonneuve et Larose, 1988.

· Poonawala, Ismail K. “Ikhwan al-safa’.” Vol. 7. The Encyclopedia of Religion. (1987): 92-95.

· Nasr, Seyyed Hossein. Islamic Cosmological Doctrines. London: Thames Hudson, 1978: 23-96.

· Nasr, Seyyed Hossein and Mehdi Aminrazavi (ed.). An Anthology of Philosophy in Persia. Oxford: Oxford University Press, 2001: 201-279.

· Netton, I.R. Muslim Neoplatonists: An Introduction to the Thought of the Brethren of Purity (Ikhwan al-Safa’). London: Allen & Unwin; 1982.

· Steigerwald, Diana. “The Multiple Facets of Isma’ilism.” Sacred Web: A Journal of Tradition and Modernity. Vol. 9 (2002): 77-87.

· Tamir, ‘Arif. La réalité des Ihwan as-Safa’ wa Hullan al Wafa’. Beirut, 1957.

Yazar Bilgileri

Diana Steigerwald Email: dsteiger@csulb.edu California State University – Long Beach U. S. A

Yazının linki: https://iep.utm.edu/ikhwan-al-safa/

İHVAN-I SAFA FELSEFESİ

Yazı dolaşımı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.