DUA MI HEİMLİCH MANEVRASI MI?

“Şu an boğazına bir şey kaçtı ve boğuluyorsun. İki seçeneğin var; heimlich manevrası mı yapayım yoksa senin için dua mı edeyim? Hangisini seçerdin? işte bilimin ilginç olmasının sebebi bu, işe yarıyor”

Tam olarak nerede dile getirdiğini bilmiyoruz ama yukarıda verdiğimiz paragraf özellikle “Hiç Yoktan Bir Evren” kitabı ile tanınmış kuramsal fizikçi Lawrence Maxwell Krauss’a nispet edilerek paylaşılır. Krauss’a kendi alanı yani fizik konusunda bir şey diyemeyiz ki açıkçası gayet başarılı bir fizikçi ama bu teoloji konusunda da aynı başarıyı göstereceği anlamına gelmez. İddiaya baktığımızda en azından İslam dini için konuşursak Krauss’un İslam hakkında pek bilgi sahibi olmadığı sonucuna varabiliriz. Nitekim kendisi gibi ateist olan yakın arkadaşlarından Richard Dawkins dünyanın tanınmış, ünlü ateistlerinden biri olmasına rağmen daha önce bir tweetinde Kur’an’ı okumadığını itiraf etmişti. Durum böyle iken Krauss’un Kur’an’ın kapağına bile dokunmamış olması şaşırtıcı gelmez.

İslam inancı açısından iddiayı ele alırsak;

İslam dininde ne ayetlerde ne de hadislerde “oturduğun yerden dua et, kabul olur” şeklinde bir inanca rastlayamazsınız.Tam tersine dinimiz özellikle emeğe, gayrete bakar. Ki İslamdaki “tevekkül inancı” da bunun delilidir. Tevekkül; kişinin önce elinden geleni yapıp, gayret etmesi ve daha sonra sonucu Allah’a bırakıp dua etmesidir. Yine örneğin necm 39 ayeti bu gerçeğe işaret eder;

İnsan için ancak çalıştığı vardır.(necm 39)

Bunun yanında peygamberimizin hayatından bir örnek verelim; örneğin Peygamberimiz savaşa giderken “dua edeyim, bu kazanmamız için yeter” demedi. O da karşı taraf gibi zırhını, miğferini giyip, kılıcını kuşanıp tedbirini aldı. Nitekim Uhud savaşında üst üste iki zırh giydiği rivayet edilir. Kısacası ortada din ve bilimi karşı karşıya getirecek, iki zıt kutup gibi gösterecek bir iddia yok. Bu yüzden bir müslüman boğazına bir şey kaçtığında bir taraftan heimlich manevrası yaparken bir taraftan da bu eyleminde başarılı olmak için dua eder. İslam’daki dua inancını olduğundan farklı gösterip saldırmak ise felsefedeki saman adam yumruklama safstasından başka bir şey değildir.

Ayrıca bir şeyler ummak, bir beklenti içinde olmak sadece dindarlara özgü bir durum değil. Herhangi bir dine mensup olmayan seküler insanların ağız alışkanlığı diye “inşallah” dediği kısımları saymazsak bile bunun “umarım” sözcüğü kullandığına şahit olmuşsunuzdur. Burada da duadaki gibi bir beklenti, bir istek olduğu açıktır.

Peki her duamız kabul olur mu?

Kullarım, beni sana soracak olurlarsa, gerçektende ben pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin çağrısına cevap veririm… (Bakara, 186)

Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim”(mümin 60)

Bakara 186, mümin 60 ayetlerinde Allah’ın dua edenin dua çağrısına cevap vereceği geçer ama cevap vermek, kabul etmek demek değildir. Allah duanızı kabul ederek de cevap verebilir veya daha hayırlısı ile de cevap verebilir. Bu yüzden İslam’da “uçak istersem hemen uçağım olur” şeklinde bir inanç da yok. Zira insan kendisi için neyin daha hayırlı olacağını bilmez, o yüzden en doğrusu “Allah’ım bana hayırlı olan yolu nasip et” şeklinde dua etmektir. Nitekim bakara 216 ayetinde şöyle buyurulur;

…Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz (bakara 216)

Tabi burada önemli olan bir noktada duanın gönülden ve samimi bir dua olmasıdır. Ağız alışkanlığı veya laf olsun diye dua edilmez.

Bunun yanında ateist/deist site ve sayfalarda çokça dolaşan bir diğer iddia da şu şekilde; “120 bin imam bir stada toplansa günlerce dua etse, ağlasa, sızlasa da bir aspirinin verdiği faydayı veremez”

Burada yapılan hata ise irrasyonel otorite safsatasına benzer bir safsatadan doğmaktadır. Zira imamların görevi aspirin bulmak değildir. Benzer örnekler vermek gerekirse;

  • 120 bin tarihçi bir aspirinin verdiği faydayı vermiyor
  • 120 bin kozmolog bir aspirinin verdiği faydayı vermiyor
  • 120 bin futbolcu bir aspirinin verdiği faydayı vermiyor
  • 120 bin felsefeci bir aspirinin verdiği faydayı vermiyor

Cevap çok basit çünkü çalışma alanları değil. İddia sahibinin mantığıyla gidersek bütün tarihçileri, futbolcuları, felsefecileri, kozmologları gereksiz insanlar olarak görmemiz lazım. Hatta çok ilginçtir, görelilik teorisinin babası, modern bilime yön vermiş Einstein bile bir aspirinin verdiği faydayı veremiyor. Hatta 360 derece bakış açısına sahip, bakmadan ayağa top atabilen Lionel Messi bile bir aspirinin verdiği faydayı veremiyor.

Bu yüzden aspirinin faydasını bir cami imamından değil binlerce bitkiden ilaç üretmiş ve bunların yan etkilerini saptamış “eczacılığın babası” lakaplı Biruni gibi bilim insanlarından beklemek lazım.

Sonuç; Bu yazımızda dua ile ilgili sosyal medyada çokça karşımıza çıkan mantık hatalarına değinmeye çalıştık. “İnşallah” faydalı olmuştur:)

DUA MI HEİMLİCH MANEVRASI MI?

Yazı dolaşımı


DUA MI HEİMLİCH MANEVRASI MI?” için bir yorum

  1. Bazı ateist arkadaşlar “ikisini de dene tarafını seç, twix” sloganına çok takılı kaldığı için bir şeyin gerceklesmesini iki uç seçeneğe sığdırıyor. 3. seçeneğe sans tanımıyor. 3. seçeneği de hatırlattığınız için teşekkürler. Güzel yazı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.