MÜSLÜMAN OLMAYANLAR CENNETE GİRECEK Mİ?

iddia: Allah bir ayette islamdan başka din arayanların dininin ahirette kabul etmediğini söylerken başka bir ayette Hristiyan, Yahudi ve Sabiilerin cennete gideceğini söylüyor. Bu çelişki değil mi?

Önce ilgili ayetlere bakalım;

Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır. (Al-i İmran 85)

Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hıristiyanlar ve Sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir.(Bakara 62)

Cennet için müslüman olmanın şart olmadığı inancı özellikle hadis inkarcıları başta olmak üzere tatlı su müslümanları arasında yaygın bir durum. Bu tür kişiler delil olarak da sözde bakara 62 ayetini delil getirirler lakin bunu yaparken nedense ali İmran 85, ali İmran 19 ayetlerini görmezden geliyorlar. Burada nedense aklımıza Kur’an’ın bakara 85 ayetinde dinlerini bozup, değiştiren ehli kitaba sorduğu soru geliyor;

“Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz” (bakara 85)

Yine ayrıca Ali İmran 19 ayetinde de tek hak dinin İslam olduğu ve ehli kitabın ise Allah’ın ayetlerini inkar ettiğini, değiştirdiği açıkça geçiyor;

Kuşkusuz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki hak tanımazlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah’ın hesabı çok çabuktur. (Ali İmran 19)

Bu iki ayet(ali imran 19 ve 85) muhkem yani anlamı açık ve net olan ayetlerden olup açıkça İslam dışında bir dinin ahirette kabul edilmeyeceği geçer. İslam ise Hz.Adem’den beri peygamberlere gönderilen şeriatların tümünü kapsar. Bunun son hali de hz.muhammed(sav) ile geldiği için hz.Muhammed(sav)’in peygamberliğini kabul etmeyen İslam dininden sayılmaz.

Peki o zaman bakara 62 ayeti ne anlatıyor?

Bakara 62’nin kapsadığı “Hrıstiyan, Yahudi ve Sabii” lerin kim olduğunu doğru tespit etmemiz gerekir. Bakara 62’nin belirttiği cennete gidecek Ehli Kitap iki gruptur;

  1. Grup: Muhammed (sav) döneminde ve ondan sonra ki dönemlerde yaşamış ve önceden Hrıstiyan, Yahudi ya da Sabii olmasına rağmen sonradan Kur’anı ve Muhammed(sav)’in risaletini kabul etmiş kişilerdir. Bu insanlar sonradan müslüman oldukları için cennette gidecek olan kişiler zümresine girebileceklerdir.
  2. Grup: Bunlar ise Muhammed(sav)’den önce yaşamış Ehli Kitap’tır. Bunu ayetin Sebeb-i Nüzul’undan da anlayabilirz. Şöyle ki;

Selman-ı Farisi adında sonradan müslüman olan bir sahabe vardı. Selman(ra) mecusi olan bir ailede yetişmiş fakat sonradan ailesinin baskısına rağmen hristiyan olmuş ve oradan Dımaşk’a göç etmişti. Sonrasında Beni Kureyza yahudilerinden Osman b. Eşhel’in eline köle olarak geçince hayatını Medine’de sürdürmek durumunda kaldı. Orada Peygamberimizle(sav) karşılaştı ve müslüman oldu.(1)

Selman müslüman olunca eski hrıstiyan arkadaşları adına endişelenerek peygamberimize geldi ve eski hrıstiyan arkadaşlarını övdü. Peygamberimiz ise “onlar cehennemdedir” diye cevap verince üzüldü, bunun üzerine bu ayet indi. Bu ayet indikten sonra peygamberimizi Selman’a kendi peygamberliği öncesi Tevrat ve İncil’e bağlı Ehli Kitap’tan “Allah’a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenleri” müjdeledi ama peygamber geldikten sonra Kur’an’ı yalanlayan kişilerin helak olacağını söyledi(2)

Muhammed (sav)’den önce yaşamış Ehli Kitap olanların cennetle müjdelenmesinin iki sebebi vardır;

  1. Sebep: Ehli Kitap’tan bazıları kendilerine gönderilen peygamber döneminde yaşamıştır ve kendilerine gönderilen peygamberi kabul etmişlerdir. O dönem de Allah’ın kendilerine gönderdiklerini onayladıkları için cennetle müjdelenmişlerdir.
  2. Sebep: Ehli Kitap’tan birçokları ise fetret devri dediğimiz dönemde yaşamışlardır. Fetret devri “peygamberin ya da peygamberlerin gönderilmediği” dönemlere denir. Bu kişiler kendilerine peygamber gönderilmediği için mazur sayılmışlardır. Bunun delili şu ayettir;

Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edecek değiliz. (İsra 15)

Dolayısıyla İsa(as) ile Muhammed(sav) arasında uzun bir süre peygamber gönderilmediği için o dönemde yaşamış samimi olarak Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş ve salih amel işlemiş kişiler cennetle müjdelenmiştir. Yani Bakara 62 İslamiyetten önce ki Ehli Kitabı kapsamaktadır. Lakin Muhammed (sav) gönderildikten sonra cennete gitmenin tek yolu Muhammed (sav)’i ve ona indirilen Kur’an’ı kabul etmektir. Allah şöyle buyuruyor;

“İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.” dedik. (Bakara 38)

Bu ayette Adem(as) yeryüzüne gönderildiğinde onlara yapılan uyarıda insanoğlunun korku ve üzüntü çekmemesi için bir şart söylenmiştir. O da kendilerine gelen uyarıcıyı (peygamber) onaylayıp o uyarıcıya uymaları. Bu ayetin ahirete kadar geçerli olduğunu düşünürsek Muhammed (sav) gönderildikten sonra üzüntü ve korkudan kurtulmanın tek yolu Muhammed(sav)’i ve ona indirilen Kur’anı kabul etmektir. Yine Allah şöyle buyuruyor;

Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır. (Bakara 4-5)

Demek ki Rabbimiz’den gelen hidayet üzerine olup, kurtuluşa ermenin yolu hem önce indirilen hem de Muhammed (sav)’e indirilene iman etmekle mümkündür. (Tabi burada “önceki indirilen” kısmından bozulmuş İncil ve Tevrat değil hz.İsa ve hz.Musa’ya indirilen bozulmamış kitaplar kastedilir. Zira bir müslüman o kitapların da orjinal hallerine iman eder)

Kısacası Muhammed (sav) gönderilene kadar İncil ve Tevrat’a bağlı olan ve salih amel işleyen Ehli Kitap Bakara 62’nin kapsamına girer. Ama günümüzde Muhammed (sav)’in risaletini duyup yalanlayan kişi Al-i İmran 85 ayetinin kapsamı altına girer. Yine ayrıca, maide 68 ayetinde ehli kitabın Kur’an’a iman etmediği sürece kaybedenlerden olacağı gecer;

De ki: “Ey Kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni (Kur’an’ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz.” Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur’an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme. (Maide 68)

Bunun dışında bildiğiniz gibi Kur’an’da ehli kitabın dinlerini bozduğunu ve insan/kul olan hz.İsa’yı Allah’ın oğlu kabul ettikleri için şirke girdiğini belirten birçok ayet bulunur. Peki şirk işlemiş, dinlerini değiştirip bozmuş kişiler nasıl mümin olabilir?

Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” (maide 72)

Elinizdekini (Tevrat’ı) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur’an’a) iman edin; sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın. Yalnız benden korkun.(bakara 41)

Anlayacağınız bakara 62 ayeti hristiyan, yahudi ve sabilerin şirk işlediği ve bunun içinde yaşadıkları halde cennete gideceklerini söylemiyor. Son peygambere ve kitaba iman ettikleri taktirde cennete gideceklerini söylüyor. Örneğin daha iyi anlamanız için ayette hristiyan, yahudi, sabi yerine Arap, Türk, Kürt ırklarını getirelim. Ayet şu şekilde olur;

Şüphesiz, inananlar, Araplar, Türkler ve Kürtler’den Allah’a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir.

Şimdi daha iyi anlaşılmıştır sanırım. Bir Arap’ın, Türk’ün veya Kürt’ün cennete gitme şartı nasıl ki İslam’a girmek ise aynı şekilde hristiyan, yahudi ve sabilerin veya herhangi başka bir inançta olan insanın cennette girme şartı İslam’a girmek İslam’ı kabul etmektir

Kaynakça

1): https://islamansiklopedisi.org.tr/selman-i-farisi
2): Taberi Bakara 62. Ayet tefsiri

MÜSLÜMAN OLMAYANLAR CENNETE GİRECEK Mİ?

Yazı dolaşımı


MÜSLÜMAN OLMAYANLAR CENNETE GİRECEK Mİ?” için bir yorum

  1. cennete gidip gitmeme konusunu bir kenara bırakırsak, belirttiğiniz gibi risaletten sonraki ehl-i kitabı müşrik olarak tavsif edersek, ehl-i kitaptan kız alma ve kestikleri hayvanı yeme meselesi ne olacak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.